Anasayfa Hakkımda İLETİŞİM Blog Destek

ARAMAK İSTEDİĞİNİZ KELİMEYİ GİRİN

2 Temmuz 2017

ÜNİVERSİTE REHBERİ #2 | DERSLER


Üniversite Rehberi yazı dizisine kaldığımız yerden son hızla devam ediyoruz. Serinin 2. yazısı ise başlıktan da anlaşılacağı gibi dersler. Çünkü üniversite hayatı demek %70 ders demek. 

Yine şarkımızı şuraya bırakayım, dinlersiniz: tıktıktık!

En çok merak edilen şeylerden biri şu olsa gerek: Üniversiteyi kazanmadan önce herkes "Üniversiteyi bi' kazan da ne derslere girersin ne de böyle ders çalışırsın. Yata yata geçersin" diyordu. Gerçekten öyle mi? BU RESMEN PA LAV RA! Yok öyle bir şey arkadaşlar. Bunun bölümle de alakası yok. İster mühendislik, ister maliye, ister edebiyat, isterseniz besyo okuyun. Yata yata ders geçmenizin imkanı yok. 

Peki okula gitme, devam zorunluluğu yok dedikleri doğru mu? Bu da bir diğer PA LAV RA! (Bu yazı biraz söylenen palavralar üzerine kurulu gibi oldu aslında.) Çoğu dersinizde düzenli olarak yoklama alınır, çok azı yoklamayı önemsemez ki önemsemiyorum dese de ÖNEMSER.  Yoklama listesine imzanızı atarsınız genelde. Bir de sosyal medyada capsi çok dönen bir olay daha "Benim yerime de imza atsana knk" yok. Hoca yoklama listesini alır ve tek tek kontrol eder ve siz olmadığınız halde imzanız varsa hem siz hem de imza atan arkadaşınız disiplinlik olur. Lise gibi. Tabi her hoca şikayetçi olmaz ama gıcık, prosedür delisi bir hocaya denk gelirseniz işiniz kötü. Ve bir de derslere çok uğrayan bir tip değilseniz sınavlardan geçseniz de yoklama yüzünden kalabilirsiniz, hocayı ikna ederim yeea deseniz de genelde ikna edemezsiniz. Bu en acı gerçek. İmza dışında bir diğer yoklama tekniği var o da "BURDA!" Burda mı? Nasıl burda? Yani bildiğimiz yoklama yöntemi. Hoca alır eline sınıf listesini, adınızı sesli olarak söyler, siz de BURDA! dersiniz. Sınıf 100 kişilik diyelim. Tek tek isim sayıyor mu hoca? Tabi ki, amaçları birilerinin yerine imza atılmasını önlemek. Yapıyorlar valla, ben de ilk gördüğümde şaşırdım, şaka gibi ama gerçek. Ancak bazı üniversitelerde de kart sistemi varmış. Kartınızı okutuyormuşsunuz o da yoklama yerine geçiyormuş. Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeydi sanırım bu yöntem. Benim başta anlattığım iki yöntem bizim okulda kullanılanlar.

Bu devam mevzusuyla ilgili size verebileceğim en en iyi tavsiye, önemsiz bir ders olsa bile düzenli olarak derse gidin. Çünkü bazen ek puana ihtiyacınız oluyor ve bunu istemek için hocaya bir sebep sunmanız lazım. Düzenli olarak derse geldiğinizi bilirse size yardımcı olması kolaylaşacaktır.

Derste tutulan notlara değinmek istiyorum biraz da. Çünkü üniversitenin en değerli şeyi notlardır. Ben açıkçası notlarımı çalışan biri istemedikçe vermiyorum. Çünkü hoca slayttan hızlı hızlı anlatırken ben hızla not almışım, uğraşmışım, temize çekip düzenlemişim. Büyük emek var üstünde. Her önüne gelen tabi ki sahip olamaz o notlara. Size de aynı şeyi öneririm. Sonuçta hakkınızı kimseye yedirtmeyin, değil mi?

Son olarak üniversitede ders konusunu toparlayacak olursak, derslere düzenli olarak gidin, arkadaşlarınızın yerine imza atmayın, notlarınızı düzenli olarak tutun, ve derslerle ilgisi olmayan birine notlarınızı vermeyin. 

Üniversitedeki derslerinizde hepinize başarılar diliyorum!

Mutlu günler!


1. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #1 | ORTAM & ÇEVRE
3. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #3 | SINAV - NOT SİSTEMİ
4. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #4 | SOSYAL KULÜPLER
5. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #5 | HAZIRLIK OKUMAK
6. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #6 | MÜHENDİSLİK OKUMAK
7. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #7 | BAŞKA ŞEHİRDE OKUMAK VS. AİLEYLE OKUMAK
8. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #8 | ANTALYA'DA OKUMAK
9. Yazı: ÜNİVERSİTE REHBERİ #9 | AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

E-BÜLTEN

ARŞİV

Google+ TAKİPÇİLERİ