Anasayfa Hakkımda İLETİŞİM Blog Destek

ARAMAK İSTEDİĞİNİZ KELİMEYİ GİRİN

27 Ocak 2018

BİR DÖNEMİN ÖZETİ

Belki de geç kalınmış bir yazı sanırım. Çünkü aklıma böyle bir yazı hazırlamak yeni geldi. 

Yazın sonlarına doğru Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünü açıktan okumaya ve aynı zamanda Almanca A1 kursuna başlayacağım ile ilgili bir yazı hazırlamıştım. Hem de tam olarak şurada!

Aynı anda iki üniversite okumak, bir de dil kursuna gitmek göze biraz zor görünüyor. Ama belki böyle kendini geliştirmek isteyip de cesaret edemeyen kişiler vardır diye düşünüyorum. O yüzden bunu tecrübe etmiş bir insan olarak size kendi tecrübelerimi aktarmak istedim.

Herkesin sanırım sıklıkla sorduğu soru "İki üniversite okumak zor mu?" şeklinde. İki üniversite okumak elbette zor. Aslında normal eğitim aldığınız bölüme göre de değişebiliyor zorluk seviyesi. Yani mühendislik okuyup ki sayısal derslerle haşır neşir olup sözel ders çalışma stilini unutmuş biri olarak eşit ağırlık bölümü okumak bana kalırsa daha zor oluyor. Çünkü gününüzün büyük bir bölümünü üniversitede derste geçiriyorsunuz. Eve döndüğünüzde yorgunluk, ders tekrarı, anlamadığın yerleri araştırarak çözümünü bulup çalışma vs derken çok vaktinizi alıyor. Beni Instagram'da takip edenler bilir ki günümün çoğunu ders çalışarak geçiren biriyim. Ders çalışmayı seven biri olarak gerçekten İkinci Üniversite derslerini çalışmaya pek fazla vaktim kalmıyordu. Bununla da kalmıyor, aynı zamanda bir de Almanca kursunun derslerine gidip geliyorum. Vakit darlığı söz konusu. En son isyan ediyordum: BİR GÜN NEDEN YİRMİ DÖRT SAAT?


Sonradan fark ettim ki daha düzenli ve programlı ders çalışmam gerekiyor. Ancak yine vaktimi doğru düzgün kullanamadım. Sınavdan bir hafta önce çalıştığınız dersle de tabi ki bir yere varamıyorsunuz. Dersi geçseniz de öğrenemiyorsunuz. Ders geçmenin yanı sıra öğrenmek de istiyorum. Haliyle mükemmel başarılıyım diyemiyorum. Aldığım 7 dersin 3'ünden kaldım maalesef. 😓

Pekala, kendi derslerinde not ortalamanı düşürdün mü diye soracak olursanız, aksine yükselttim bile! Tuhaf ama bu dönem BB'nin altında notum yok. Haliyle not ortalamamı yükseltmiş oldum. Sanırım bunun sebebi de kendinizi başka şeylere verip kafa dağıtmış olmak. Çünkü sürekli dönüp dolaşıp aynı şeylere çalışarak bunalıyoruz. Almanca çalışarak, nadiren de olsa yönetim bilişim sistemlerinin derslerini çalışarak beynimi dinlendiğimi düşünüyorum. Yani sadece başka şeyler çalışmak değil de aynı anda daha fazla şey yapmak sanırım sebebi.

Almanca kursunun beni en çok zorlayan yanı ise modül başına sınav oluyor olmamız. Modül dediğim şey de kurs zümresi tarafından belirlenmiş ünite. Yani her ünite bitiminde ondan sınav oluyorduk. Vize ve final haftamla çakıştığı zaman derslere gidemiyordum. Kurstan bir arkadaşımın notlarından çalışarak giriyordum sınava. Ama bu dil sonuçta, notları oku öğren diye bir şey söz konusu değil. Gitmediğim derslerde işlenen şeyleri anlamadım haliyle. Bununla birlikte 4 aylık kurs için devamsızlık için tanınan hak ise 3 hafta. Yani çok az. Doğru da bir yerde ama yine de beni zorluyordu. Ancak yine de sertifika almak için gereken not ortalamasını tutturmuş oldum, devamsızlığımı sonuna kadar da olsa kullandım ama nihayetinde alabiliyorum sertifikamı. Kursum şubatın ortasında bitecek ama sertifikam büyük ihtimalle mart gibi elimde olur. 

Kısacası yine de başarılı olduğumu düşünüyorum her ne kadar 3 dersten kalsam da 😅 Sonuçta hiçbir sistem %100 verimle çalışamaz, buna biz de dahiliz. 

Özet olarak güz dönemi yoğun, koşturmalı bir dönemdi. Kendi üniversitemdeki derslerimde bir sorun çıkmadığı için ve Almanca A1 sertifikamı alabildiğim için mutluyum. İkinci üniversite derslerim de biraz zaman yönetiminde sıkıntılarım olduğu için 3 ders arada kaynamış oldu ama olsun. Artık en azından kendi bölümümde dersi nasıl çalışmam gerektiğini biliyorum. Bu sebeple diğer üniversitenin derslerine daha fazla vakit ayırmış olacağım.

Zaman yönetimini bana çok güzel öğretmiş olduğu için iyi ki böyle bir şey yapmışım diyorum. Çünkü kendimi bu kadar fazla sıkıştırmış olmasaydım kesinlikle bunu öğrenemezdim. O yüzden eğer üniversite dışında bir kursa gitmek, ikinci üniversite okumak gözünüzü korkutuyorsa sakın korkutmasın. Çünkü böyle böyle her şeye yetebilen bir birey haline geliyorsunuz. Bana kalırsa bu hayatta en önemli şeylerden biri de bu.

Verimli günler!

8 yorum:

  1. Sana kolay gelsin :). Bu aralar ben de Almanca çalışıyorum kendi kendime :).

    Bu arada mimlendin benden ötürü sinema mimiyle :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :)
      Ne güzel, o zaman sana da kolay gelsin. :)

      Ah tabi ki, çok teşekkür ederim. :')

      Sil
  2. Tebrik ederim bence mükemmel bir iş başarmaya çalışıyorsun.İki üni. üzerine dil öğrenmek ve bu yoğunluğa rağmen ders çalışmayı sevmek,süper! Başarılar :)

    P.S: Blog tasarımına bayıldım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bazen isteyince olabiliyor işte. :D

      Beğenmene sevindim, teşekkür ederim. <3

      Sil
  3. Maşallah sana. Bence çok doğru düşünüyorsun. Birkaç işle birden uğraşmak insanı zorlasa da zaman yönetimi konusunda çok şey öğretiyor. Zamanın kıymetli olduğu için daha verimli kullanıyorsun. Bunu hayatımda ben de deneyimledim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Şöyle de bir düşününce vaktimizi boşu boşuna harcadığımız çok fazla şey var. Bu sayede onlardan da kurtulmuş oluyoruz. Teşekkür ederim yorumun için. :)

      Sil
  4. Derslerinde başarılar dilerim .
    Almanyada yaşıyorum ve Almanca öğreniyorum ve çok zor bir dil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Kesinlikle zor bir dil. Sizin için bir avantaj söz konusu ki siz hep kullanmak zorundasınız. :)

      Sil

E-BÜLTEN

ARŞİV

Google+ TAKİPÇİLERİ